Skip to content

Kimi ni Todoke

February 14, 2010

Süper bir shoujo bu anime yaa! En son çarşamba günü 18. bölümünü heyecanla izledik içten‘le beraber ve 18.yi bekliyoruz şimdi, yine heyecanla. Ayrıca belirtmeden de geçemeyeceğim, içten ki sonunda bana blog açtırtmayı başarmış, bu uğurda başımda beni dürtmekten usanmamış canım arkadaşımdır.

Kimi ni todoke (“sana ulaşmak” manasında, ingilizceye de “from me to you” diye çevirilmiş) dediğim gibi bir shoujo (genç kızların hedef kitlesini olşturduğu daha çok romantik) ve Sawako Kuronuma isimli çok iyi niyetli ama daha da fazla utangaç ve bu yüzden de içine kapanık bir lise öğrencisi hakkında. Maalesef görünüşü, uzun siyah saçları yüzünden Ring(korku filmi olan)’deki kıza benzetiliyor Sawako ve sonunda adı da bu kızın asıl adı olan Sadako’ya benzediği için herkes tarafından Sadako olarak tanınmaya ve köşe bucak kaçılarak, korkulmaya başlanıyor.  Okuldakiler gözlerine 5 saniye bakmanın bile çok kötü uğursuzluk getirdiğine inanırken, en sevimli karakter dalında aday olmuş kızımız da olanca iyi niyetiyle, insanların beklentilerini karşılayabilmek için, hayaletlerle konuşabildiği, büyü yapabildiği yönündeki inançları yalanlamıyor. Bu arada da ona ilk defa teşekkür etmiş, herkesle de arası iyi olan, çok kolay arkadaşlık kurabilen çocuğa -Kazehaya- imrenerek bakarken, hiç arkadaşsız lise hayatını geçiriyor. Vee  hikayemiz de Kazehaya’nın onunla sonunda bir tesadüf sonucu konuşmasıyla ve Sawako’yu arkadaş edinebilmesi için desteklemesiyle, Sawako’nun da kendisini insanlara anlatmaya karar vermesiyle başlıyor.

Ben aslında konusunun aynı tür, klasikleşmiş lise shoujo’larından farklı işlendiğini düşünüyorum ve işte buna bayılıyorum. Kendimi genellikle diğerlerinde en sinir olduğum klişelerin gerçekleşeceğini beklerken, kendimi küfretmeye hazırlamışken, gerçekleşmediği için mutlulukla tezahürat ederken buldum hep.Tabii genel olarak yine tahmin edilse de (daha devam ediyor, bakalım), yine de tahmin edilemeyen bir sürü olayın da olduğu bir shoujo izlemenin de mutluluğunu yaşıyorum ayrıca.

Bayıldığım bir ikinci konuysa kesinlikle karakterler oldu. Başta Sawako olmak üzere tüm karakterlere bayıldığımı söyleyebilirim. Karakterleri (ana ossuun, yan ossuun) sevmek ve karakterlerin zenginliği, hikayeye kattıkları zenginlikler gerçekten de hep kitapları, filmleri, dizileri bana sevdiren en önemli özelliklerden olmuşlardır. Bunda da, her saniyesinde karakterler için sevgi sözleri bağırdım ekrana. Evet, biraz gürültülü izleyenlerdenim (hele yorum da yapınca hiç çekilmem).

Ayrıca, çizimleriyle de kalbimde taht kurdu doğrusu. Özellikle giriş ve bitişlerdeki çizim tarzı çok güze ve animenin genel havasını çok iyi yansıtıyorlar.

Kısacası, kendinizi her bölümde çok iyi hissettirecek, içinde kaybolabileceğiniz bir anime kendisi. (boş zamanlarımda: a-escape reality)

İzlemek isterseniz torrent linklerini küçük ama çok kaliteli bir fansub grubu (çok önemli değil mi sizce de funsub’ın kalitesi?) olan eclipse‘den bulabilirsiniz.